Yayın tarihi: · Güncelleme:
Balkanlar'da kalabalıktan uzak, vizesiz gezebileceğiniz en masalsı 7 saklı kasabayı keşfedin. Gezpoint rehberliğinde eşsiz bir seyahat deneyimi!
Pasaportunuz hazırsa, vize kuyruklarıyla ve evrak işleriyle uğraşmadan, sadece birkaç saatlik bir uçuşla kendinizi adeta bir Orta Çağ masalının içinde bulmaya ne dersiniz? Balkanlar, zengin tarihi dokusu, sıcakkanlı insanları, nefis mutfağı ve en önemlisi Türk vatandaşlarından vize istemeyen ülkeleriyle seyahat severlerin her zaman ilk tercihlerinden biri. Ancak Ohrid, Kotor veya Saraybosna gibi popüler destinasyonlar özellikle sezon ortasında yoğun turist akınına uğrayabiliyor.
Eğer siz de kalabalıklardan uzaklaşmak, doğanın ve tarihin bakir kalmış köşelerinde huzur bulmak istiyorsanız, doğru yerdesiniz. Gezpoint’in uzman seyahat rehberleri olarak, bu yazımızda sizlere Balkanlar rotasında kitle turizminden uzak kalmış, büyüleyici ve gizemli 7 saklı kasabayı derledik.
İşte ruhunuzu dinlendirecek, her köşesi kartpostal güzelliğindeki o masalsı vizesiz rotalar:
---
Mostar’ın sadece 15 kilometre güneydoğusunda yer alan Blagaj, adeta zamanın durduğu bir cennet kösesi. Avrupa’nın en güçlü su kaynaklarından biri olan Buna Nehri’nin doğduğu devasa kayalığın dibine inşa edilmiş Blagaj Tekkesi (Alperenler Tekkesi), kasabanın kalbidir. 16. yüzyıldan kalan bu Osmanlı tekkesinin avlusunda oturup nehrin şırıltısını dinlerken içeceğiniz bir Boşnak kahvesi, size hayatınızın en huzurlu anlarından birini yaşatacak.
Kotor’un kalabalık sokaklarından kaçıp sadece 15-20 dakikalık bir sürüş mesafesindeki Perast’a sığının. Sadece tek bir ana caddesi olan ve araç trafiğine kapalı bu tarihi denizci kasabası, Barok mimarisi ve körfeze dikilen taş saraylarıyla büyüleyicidir. Karşısındaki iki minik adacık (St. George ve Our Lady of the Rocks) manzarayı tamamlar. Burada deniz kenarında bir restoranda taze deniz ürünleri yerken, gün batımının körfez sularında bıraktığı kızıllığı izleyebilirsiniz.
Doğa aşıkları için Balkanlar coğrafyasındaki en büyüleyici kaçış noktalarından biri şüphesiz Theth kasabasıdır. Arnavut Alpleri’nin (Lanetli Dağlar) kalbinde yer alan bu izole köy, taş evleri, ahşap çatılı kilisesi ve nefes kesen şelaleleriyle adeta İsviçre köylerini andırır. Gürültülü şehir hayatından tamamen uzaklaşmak, temiz dağ havasını solumak ve yürüyüş parkurlarında kaybolmak istiyorsanız, Theth kesinlikle listenizde olmalı.
Bosna-Hersek’in en güneyinde, Dubrovnik’e sadece 30 kilometre mesafede yer alan Trebinje, Akdeniz ikliminin hakim olduğu, çınar ağaçlarıyla kaplı meydanları ve taş sokaklarıyla tam bir huzur limanıdır. Trebišnjica Nehri’nin iki yakasına kurulan bu sakin kasabada, tarihi Arslanagić Köprüsü’nü fotoğraflayabilir, yerel şarap üreticilerinin mahzenlerini ziyaret edebilir ve turist kalabalığından uzak, otantik bir Bosna deneyimi yaşayabilirsiniz.
Deniz seviyesinden yaklaşık 1350 metre yükseklikte, dağların zirvesine tünemiş Kruševo, Kuzey Makedonya’nın en özgün yerleşimidir. Daracık yokuşlu sokakları, rengarenk boyanmış geleneksel Osmanlı-Balkan evleri ve benzersiz mimarisiyle açık hava müzesini andırır. Aynı zamanda yamaç paraşütü tutkunlarının dünyadaki gözde noktalarından biri olan bu masalsı kasabada, ünlü Makedon şarkıcı Toše Proeski’nin anıt mezarını da ziyaret edebilirsiniz.
Karadağ ile Arnavutluk sınırında yer alan, Güney Avrupa’nın en büyük gölü Skadar’ın kıyısındaki Virpazar, küçük bir balıkçı kasabasıdır. Nilüfer çiçekleriyle kaplı göl yüzeyinde yapılan tekne turları, sazlıkların arasında süzülen nadir kuş türleri ve kasabanın hemen üzerindeki Besac Kalesi’nden izlenen göl manzarası, burayı doğaseverler için gerçek bir cennet kılmaktadır.